Haftanın Gündemi

Ziyaretçi Defteri

Hayırlı olsun 10-08-2013
Yeni web siteniz hayırlı olsun. İyi çalışmalar
Tüm Notlar <-

Üye Girişi

  • Makale gönder
  • E-posta :
  • Şifre :
  •  

Arama

Editör Köşesi

Sosyal Medya

KIYAMET SURESİ 20-40

14'kez görüntülendi

 KIYAMET SURESİ (20-40) Rahman, Rahim Allah adiyle.
Kıyamet suresi; Karanlığı bir yaşam biçimi olarak seçen her toplumu uyarmak için (Resul, Nebi, tevhit erleri) tarafından aydınlığa çağırıldığı bilinmektedir. (Nahl-36-Yunus-47) Her türlü kötülüğün yeşerdiği kaos ortamından ışığa/aydınlığa çıkmayı talep edenlere, Mekke’de Karia suresinden sonra Hz. Muhammed resule vahye-dilmiş olup 40 ayettir. İlk ayette geçen Kıyamet; sözcük olarak, “insanların tekrar dirilerek hesaba çekileceği gününü” belirtmiş olup sureye de isim olmuştur.

Kıyamet suresinin ilk bölümde evrenin ve içinde bulunanların ve de “insanın gayesiz yaratılmadığı” (Enbiya-16) dünyanın da içinde bulunduğu güneşin ve evrenin er geç paramparça edilerek yok edileceği ve insanların kıyamet de tekrar dirilterek dünyada yaptığı ya da geri bıraktığı her ne varsa noktası dahi atlanmadan kayıt altına alınan belgelerin, kendisine sunularak hesaba çekileceği belirtilmişti. (Bu hesap kabirde değil tekrar dirilişte gerçekleşeceğini de burada belirtelim. Kehf-49, Yasin-52,)

Bu bölümde ise dirilişten sonra yaşanacak olaylar anlatılmaktadır.

Kıyamet-20-23- İşte o gün, aydınlık içinde olan yüzlerin, Rabbine bakacağı ahireti bırakıyorsunuz da peşin olan bu dünyayı seviyorsunuz.

Aklı ve gönlü sadece dünyaya odaklı olan insanlar bu ayetle uyarılarak fıtratına uygun olan vahyi yaşama dönmeleri istenmektedir. Ancak görünen odur ki vahyi uyarıya kulak tıkayarak sırt dönmüş oldukları görülür.

“Unutulmamalıdır ki her insana ancak çalışmasının, emeğinin, alın terinin karşılığı verilecektir.” (Necm-39)

“Rabbine Bakmak” ifadesi ile ilgili bazı görüşler olsa da bu konuda bize iletilen ayetleri esas kabul etmek zorundayız.

“Gözler onu göremez, O ise bütün gözleri görür; O, lütuf sahibidir, her şeyden haberlidir.” (Enam-103)

“Hani bir zamanlar "Ey Musa biz Allah'ı açıkça görmedikçe senin sözünle asla inanmayacağız." demiştiniz de bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı ve siz de bakakalmıştınız.” (Bakara-55)

“Musa bizimle buluşmaya gelirken ve onun Rabbi onunla konuşunca “Ey Rabbim! Kendini bana göster, seni göreyim.” dedi. Rabbi: “Beni göremezsin fakat dağa bak, eğer yerinde durursa işte o zaman Beni görürsün. Onun Rabbi dağa tecelli edince dağı yerle bir etti; Musa da bayılarak yere düştü. Ayılınca, “Ey Rabbim seni (görünmekten) tenzih ederim, sana dönüş yapıyorum ve ben müminlerin ilkiyim” dedi.(Araf-143)

Kitap ehli, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve: "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Haksızlıkları sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı (tanrı) edinmişlerdi. Onları bundan dolayı da affettik. Ve Musa'ya açık bir delil (yetki) verdik” (Nisa-153)

Kıyamet-24-30- Suçlular Rabbine sevk edilirken artık ayrılık vaktinin geldiğini ve başlarına gelecek korkunç bir felaketle yüz yüze kalacağından emin olacaklar ve asık bir suratla bacak bacağa dolanacak ve lakin kurtaracak birini de bulamayacaklar.

Geri dönüşün mümkün olamayacağı o gün, kimsenin kimseye ve hatta ebeveyn evladına, evladın da ebeveynlerine yardımının dokunamayacağı gün olacaktır.

“Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir günden korkun ki, baba çocuğuna çocuk da babasına hiçbir şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytanda sizi Allah'ın affına güvendirerek aldatmasın” (Lokman-33)

“O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır.” (İnfitar-19)

“Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse, kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat de fayda vermez, hiçbir taraftan yardım da görmezler.” (Bakara-123)

“Amel defterler açılıp” (Tekvir-10) Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde, O gün kişi kaçar, kardeşinden anasından, babasından, eşinden ve oğullarından, onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır. Yüzler var ki, o gün parıl parıl, güler, sevinir. Yüzler de var ki, o gün tozlanmış, onları karanlık bürümüş, işte onlardır kâfirler, haktan sapanlar. (Abese 33-42)

Kıyamet-31-35- Yazıklar olsun sana ki salatı (=İslam’ı ilkeleri) desteklemediğin gibi yalanladın ve büyüklük taslayıp ailene döndün ve bu nedenle sen cezayı hak ettin evet hak ettin.

“Çünkü o bir düşündü, ölçtü, biçti. Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti. Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti. Sonra baktı, surat astı. Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı. “Bu, dedi, başka değil öğretile gelen eskilerin masallarından başka bir şey değil bu sadece bir insan sözüdür. (Müddesir-18-25)

Ayeti Kerime de görüleceği üzere insanın vahye kör ve sağır kalması, kişinin zihinsel kirlenmesinin doğal bir sonucunu ifade eder.

Kıyamet-36-40. O, dökülen bir damla su değil miydi? Sonra bir alaka (embriyon) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi. Ondan da her iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti. Bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Hayır insan başıboş bırakılacağını sanmasın.

Allah, kendine kulluk için yarattığı insanın (Zariyet-56) aklı melekelerini kullanarak vahyi gerçeklerle kendini donatmamasının sonucunun çok ağır bir cezayla yüzleşeceği uyarısını yapmıştır.

Yaşanan hayat döngüsü içersin de ki insan, doğadaki olaylara hikmetle, dikkat kesilerek baktığında, yaratılışın gerçekleşme aşamalarını fark edecek ve kendi yaratılma aşamalarına benzer sayısız olaya şahit olacaktır. Aklını vahyin kılavuzluğunda kullanan her insan, doğadaki bu dengeye karşı hayranlık duyacak ve imanı artacak ve teslimiyeti kat be kat artacaktır.

Yarattığı insanını sürekli takip ve gözetim altında tutan (Fecr-14) Rabbimiz onu başı boş bırakmadığını ve insanın yaptıkları eylemlerin tamamı kayıt altına alındığını da bildirir.

“Oysa sizin üzerinizde gözcüler vardır. Değerli yazıcılar. Onlar sizin ne yaptığınızı kayıt altına alırlar. (İnfitar 10-12)

Anlaşılacağı üzere gözetim altına alınan insan, kendine çeki düzen vererek attığı her adımdan hesaba çekilecektir.

Özetle; insana ölüm gelip çatmadan ilahi mesaja tevhidi olarak teslim olması kendi yararına olacak ve cennete varis olacaktır. www.muslumanim.net

. Abdulkerim Uludoğan

23 Kasım 2021 Ankara



Yazan: A.Kerim ULUDOĞAN Ekleme Tarihi: 2021-11-23 , Kategori: Makale

Bir Ayet

Kitaptan sana vahyolunanı oku, salatı da eda et Çünkü salat(islami değerler) insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. Ankebût Sûresi 45

Hikmetli Bir Söz

Ey insanlar) Rabbinizden, size indirilene uyun ve O'ndan başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz! (Araf-3)

Ne Okuyalım

f
Tüm hakları saklıdır © 2013
kerimuludogan@hotmail.com