Haftanın Gündemi

Ziyaretçi Defteri

Hayırlı olsun 10-08-2013
Yeni web siteniz hayırlı olsun. İyi çalışmalar
Tüm Notlar <-

Üye Girişi

  • Makale gönder
  • E-posta :
  • Şifre :
  •  

Arama

Editör Köşesi

Sosyal Medya

NECM SURESİ 33-42. AYETLER (Üçüncü Bölüm)

287'kez görüntülendi

 

NECM SURESİ 33-42. AYETLER. (Üçüncü Bölüm)

Esirgeyen, bağışlayan Allah adıyla;

 Surenin bir önceki bölümünde ağırlıklı olarak, Elçi Resulün, büyük ayet olarak tanımlanan Elçi Melek ile Mekke yakınlarında bulunan ve içinde sedir ağaçları da olan dinlenmeye uygun bahçede asli suretiyle buluştuğu belirtilmişti.

Büyük günahlardan kaçınılması durumunda da küçük günahların bağışlanacağı müjdesi verilmiş ve günahsız insan olamayacağı ve bu nedenle insanın kendisini temize çıkarmasının yanlış olacağı uyarısı da yapılmıştı.

Ayrıca, gözleri dünya hayatından başka bir şey görmeyen ve kendisine ikram olarak verilen hayatı, sadece dünya odaklı olarak kullanan insanlardan kaçınılması gerektiği, zira iman ile küfrün, aynı ortamda aynı havayı teneffüs edemeyeceği ve uzlaşının asla mümkün olamayacağı da belirtilmişti.

33-37) Gayb’ın bilgisi kendi yanında olmamasına ve Musa’ya ve çok vefalı İbrahim’e verilen sayfalardan haberdar olmasına rağmen Azıcık vermiş ve daha  sonra da bundan da vaz geçerek arkasını dönüp giden insanı bildin mi?

 Bu bölümün iyi anlaşılması için, insanın kim olduğu, niçin yaratıldığı, ikram edilen yaşama dair kim adına nasıl hareket edileceğinin, net bir şekilde anlaşılması gerekmektedir.

Cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (51 Zariyat 56)

Alak suresinin ilk ayetinde belirlenen “Oku; (davet et, ilet, duyur) yaratan Rabbin adına” buyruğundan da anlaşılacağı üzere, insanın hayatının tümüne müdahil olan Rabbimiz, insana verilen ekonomik değerleri de onun belirlediği şekilde kullanmasını istemektedir. Biraz verip daha sonra bu eylemine son vermesi, şiddetle kınanmakta, böyle bir davranışa Allah’ın rızasının olmadığı, anılan peygamberlerin sahifelerinde de böyle bir yanlışa onay verilmediği, belirtilmiş ve herkesin aklını başına alması uyarısı yapılmış ki, bu yüzden cezalandırılanların başına gelenler sizin de başına da gelmesin diye.

Doğrusu Rabbinin cezası çabuk olan ve hem de esirgeyen bağışlayandır Verdiği şeylerle sizi denemek için, sizi yeryüzünde halifeler yapan, kiminizi kiminizden zengin kılan, O’ dur.

(6 Enam 165)

İnsana verilen ekonomik değerlerden ihtiyaç sahiplerine mutlaka bir pay aktarılması, aksi halde Maun suresinde de çok sert bir şekilde uyarılarak, “dini yalanlayan” olarak tanımlanmış ve o kişinin salatının hiçbir işe yaramadığı belirtilmişti.

 Bilindiği gibi İslam; sürekliliği esas alır.” İhtiyacı olana ve yoksul için mallarında bir hak vardır. (51Zariyat 19)

Yoksula, yetime ve esire sevdiği yemeği yedirirler. Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz, suratsız çok katı günden ötürü Rabbimizden korkarız

 (76 İnsan 8-10)

“Onlar bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar (3 Ali İmran134)

“Sevdiğiniz şeylerden (Allah için) harcamadıkça asla iyiliğe eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu bilir. (Ali İmran 92)

 “Allah yolunda harcayın, kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın, iyilik edin, doğrusu Allah iyilik edenleri sever. (2 Bakara195)

Ayrıca Kalem suresinin 17 ile 33. ayetlerinde de bahçe sahiplerinin yoksullara aktarmak için ayırmaları gereken payı o yıl ayırmaktan kaçınmaları görülmektedir. Ancak içlerinden   bazılarının bunun yanlış olduğunu bu eylemden vazgeçilmesi gerektiğini söylemelerine rağmen yanlış yapanlarla eylem birliği yapmaları onların da bahçelerinin tamamının yok olmasına bir faydası olamamıştır.

“Allah, rızkta kiminizi kiminizden zengin kılmıştır. Zengin kılınanlar, ellerinin altında bulunanlara kendi rızklarını verip de hepsi rızkta eşit olmuyorlar. Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar. (16 Nahl 71)

Ayetlerden de anlaşılacağı üzere, yeryüzünde gelir dağılımındaki adetsizliği yok etmek ya da ekonomik dengesizliği ortadan kaldırmanın başka bir yolu yoktur. Mü’min bir şahsiyetin böyle bir dengeyi oluşturmak için elinden gelenin tamamını yapması, iman etmesinin gereği ve sonucudur. Zira Rabbimiz bunun dışında iman eden kişilere karşı, başka bir seçenek tanımamıştır. Ayrıca Tekasür suresinde de bu konuya değinilmiş, insana verilen nimetlerin hesabının mutlaka sorulacağı bildirilmiştir.

Diğer yandan ekonomik dengesizliğin diğer adı da riba (faiz) dir ki, toplumları sefalete açlığa sürükleyen bir zulümdür. Faizle semiren insanlar bu konumlarını yitirmeme için daha çok istemekte, yoksulun ekmeğini elinden almaktadır. Hümeze suresinde de “Servetin biriktirilip onu saymanın” yanlışlığı belirtilmiş, o servetin onu ebedi yaşatmayacağı bildirilerek insanlar çok sert bir şekilde uyarılmıştır. Yukarıda açıklamaya çalıştığımızdan da anlaşılacağı üzere, ekonomik değerlerden bir pay ayırma zorunluluğu, İslam’ın olmazsa olmaz sayılan, ana omurgasındandır. Zaten mü’min bir şahsiyet;

“O ki malını hayra vererek arınır yücelir. (92 Leyl 18) ayetine uygun hareket eder

 “Ey inananlar ne alışverişin ne dostluğun ne de şefaatin(ayrıcalığın) olmadığı gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızktan (Allah için) harcayın. Kâfirler zalimlerin ta kendisidir.  (Bakara-254)

Ayrıca; “İnanan kullarıma söyle; Namazı kılsınlar Ne alışverişin ne de dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz Rızktan gizli ve açık hayır etsinler. (14 İbrahim 31)

Ayetlerden anlaşılacağı üzere gelirlerden belli bir pay ayırma zorunluluğu, Müslüman’ın olmazsa olmaz olarak nitelendirilebilecek asli görevlerindendir.

Önemli not: Halk adına halkı yönetenler topladıkları vergileri; (=zekatı ki zekat da yani vergiyi günün koşullarına göre ancak devlet toplar. Zekat; cezai karşılığı olan sosyal zorunluluk olup infak veya sadaka kişilerin kendi tercihidir.) adil olarak düzenli bir şekilde toplamak zorundadır. Toplanan vergiler de (zekatlar) halkın sıkıntılarını gidermek onların yararı için uygun bir şekilde kullanmakla mükelleftirler. Zekatı yani vergiyi, devlet alır kişiler alamaz. Kişilere verilenler ise sadaka veya infak vb. olarak değerlendirilmelidir.

 38-42) Rabbinin huzuruna varıldığında kimse kimsenin günahını yüklenmeyecek, insana çalışmasının ve emeğinin karşılığı kendisine tamı tamamına verilecektir.

İmanda başkasına bir pay verilmediği gibi, günahı da başkasının sırtına yükleyip paçayı kurtarmanın mümkün değildir.

.” O, kimsenin kimseye yardım edemeyeceği bir gündür! O gün buyruk yalnız Allah’ındır.”

 (82 İnfitar 19)

 Nuh’un, (as) gemiye binmeyerek boğulan oğlu için Allah (cc) dan torpil (ayrıcalık, şefaat) istemesi reddedilmiş, Nuh (as) uyarılarak böyle bir hakkının olmadığı, çünkü hiç kimsenin böyle bir talebine olumlu cevap verilmeyeceği buyurulmuştur. (11 Hud 42-47)

 “Ey inananlar ne alışverişin ne dostluğun ne de şefaatin(ayrıcalığın) olmadığı gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızktan (Allah için) harcayın. Kâfirler zalimlerin ta kendisidir.

 (Bakara-254)

Bu bölüm; ahrette Rabbe verilecek hesabı açıklamaktadır. Şu apaçık gerçektir ki insana verilen ömür sermayesini, sermaye sahibinin isteği doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı ya da

Yaratıcımızın belirlediği standarda, ulaşılıp ulaşılmadığının görüleceği, anlatılmaktadır.

Allah mü’minlerin canlarını ve mallarını cennet kendilerinin olmak üzere satın almıştır. Allah yolunda savaşırlar öldürürler ve öldürülürler. Bu Allah’ın Tevrat’ ta, İncil de ve Kur’anda üslendiği gerçek bir sözdür. Kim Allah’ tan daha çok sözünde durabilir? O halde Onunla yaptığınız bu alışverişten ötürü sevinin. Gerçekten bu, büyük başarıdır.”

 Hayatın tamamı Allah’a (cc) adanması halinde başarıya ulaşılabilir Yine bilindiği üzere hiçbir başarı tesadüf değildir, alın teri ve emek harcanması gerekmektedir. Yukarıdaki ayet bu konuya çok güzel bir örnektir

” De ki benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep alemlerin Rabbi Allah içindir.”

(Enam 162)  

Ayrıca, sözdeki imanın eyleme dönüşmesi gerekir. Zira sözdeki imanın Allah (cc) indinde hiçbir geçerliliği yoktur.

 “İnsanlar yalnız “inandık” demekle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?  Andolsun biz, ondan öncekileri de sınadık. Elbette Allah doğruları da yalancıları da ortaya çıkaracaktır.”

(29 Ankebut 2-3)

Kurtuluşa erenler hakkında Mü’minun suresinin şu ilk 11 ayeti bu konu için örnek verilebilir”.

Salata uygun davrananlar, boş şeylerden yüz çevirenler, zekâtı verenler, haddi aşmayarak kendi elleri altında bulunan eşleri hariç ırzlarını koruyanlar, emanetlerine ve ahitlerine özen gösterenler, namazlarını koruyanlar ancak Firdevs’e varis olup orada ebedi kalarak FELAHA ulaşacaklardır.

Yukarıdaki açıklananlar, sınavı başarıyla sonuçlandıranları tanımlamaktadır. Derslerine iyi

çalışmayıp hayatını heba edenler için onların şu acı itirafı,  gerçekten düşündürücüdür.

“Onlar cennetler içinde soruyorlar, suçluların durumunu; “sizi şu yakıcı ateşe ne sürükledi? (Onlarda) dediler ki: Biz namaz kılanlar dan değildik yoksula da yedirmezdik, boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık, ceza gününü de yalanlardık işte böyle iken ölüm bize gelip çattı. Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda vermez.

(74 Müddesir 40-48)

Ayetlerin devamında Kur’ani bir sisteme, çağırıya sırt dönenleri, aslandan ürken yaban eşeklerine benzetilmesi gerçekten ilgi çekicidir.

Allah (cc)’na karşı durulacak Kur’ani bir esas duruştur ki; (komut gelmeden asla bozulmaz) teslimiyetin diğer bir ifadesidir.

A.Kerim Uludoğan

09.07.2020 Ankara



Yazan: A.Kerim ULUDOĞAN Ekleme Tarihi: 2020-07-09 , Kategori: Makale

Bir Portre

Bir Ayet

“Onlar kendi canları çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler: «Biz sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O’nun azâbına uğramaktan) korkarız.» (derler). İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenâlığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.” (el-İnsân, 8-11)

Hikmetli Bir Söz

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.(Kırk Hadis)

Ne Okuyalım

f
Tüm hakları saklıdır © 2013
kerimuludogan@hotmail.com