Haftanın Gündemi

Ziyaretçi Defteri

Hayırlı olsun 10-08-2013
Yeni web siteniz hayırlı olsun. İyi çalışmalar
Tüm Notlar <-

Üye Girişi

  • Makale gönder
  • E-posta :
  • Şifre :
  •  

Arama

Editör Köşesi

Sosyal Medya

NÂS (İNSANLAR) SURESİ

1865'kez görüntülendi
NÂS (İNSANLAR) SURESİ : Mekki Sureler içerisinde yer alan Nâs Suresi, Felâk Suresinden sonra inzal edildiği bildirilmiş olup altı ayettir. Sure, ismini ilk ayette geçen “Nâs’ dan yani “insanlar” hitabından almıştır.
Felâk suresinde, karanlık güçlerin vahiyden uzaklaştıkları için insani özelliklerini yitirdikleri ve bu nedenle de insanlığa hayır değil de zulmü yaydıkları dile getirilmişti. Zalimlerin yaymış olduğu karanlıktan sıyrılıp aydınlığa ulaşmasının tek yolunun ise vahye teslim olmaktan geçtiği ifade edilmişti.

Yeryüzünde koyu karanlığın bir numaralı temsilciliğini yapan ve cinlerden olan şeytanın, yaymış olduğu zifiri karanlık, bir mum ışığını söndürecek kadar fiziksel bir güce sahip olmadığından, şeytan da bu açığını kapatmak için veli/evliya edindiği insanlar (nâs) eliyle bu fiziksel gücü kullanır. Şeytan, insan kaynaklı elde ettiği bu fiziksel güçle, iyiye ve güzele dair her ne varsa tahrip eder ve tüm dünyayı kana ve gözyaşına boğar.
Unutulmamalıdır ki şeytan, fiziksel bir müdahalesi olmadığından yalnızca fısıldayarak vesvese verir. (Araf-27) Şeytanın bu çağrısına kulak asan İslam’dan uzak nâs -lar da onun adına kan ve gözyaşının temsilcisi olurlar.

1-6. De ki: Kalplere sinsice vesvese veren cin ve insanların kötülüğünden, insanların terbiyecisine, insanların yöneticisine, insanların mutlak otoritesi olan Allaha sığınırım.”

Bu surede; karanlığı huy ve rehber edinenler, şeytanın nüfuz edemediği Allah’ın (cc) salih kulları dışındaki (Nahl 99-100) insanlarda sanal (vesvese) algı üretip ve bu sanal algıyı somut eyleme dönüştürürler. Bu nedenle sanal algıyı kendi çıkarı için kullananlara aldanmamanın reçetesi ve bu vesveselerden etkilenmemenin kullanım dozu vahiyde sunulmaktadır. Vesvesecilerin kimliği, hareket tarzı ve taktikleri konusunda Rabbimiz bizi uyarmakta ve Allah’a (cc) bile “beni azdırdın” diyerek iftira etmekten çekinmeyen şeytan ve yandaşlarına karşı azami dikkat kesilmemiz istenmektedir. (Araf,16-17)

"Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın."

Şeytan ve insan kılıklı vesvesecilerin ortak özellikleri vardır. Bunların ortak özelliği, insanlar/naslar arasına her cepheden fitne/vesvese üretip insanları çatıştırarak dünyayı yaşanmaz hale getirmeleridir. Çıkarları için her türlü bozgunculuğu yapmaktan çekinmedikleri gibi bunu yaparken ıslah edicilik/merhamet maskesi altında bu eylemlerini (Bakara-11) gerçekleştirdikleri görülür.
İslami bir kimlikle kendilerini tanımlamayanları bir kenara bırakırsak, İslami görüntü veren birçok kişi ve ya gruplar, insanları, şirketleşmeden ve ücret almadan sadece ve sadece Allah’a (cc) davet etmeleri emredilirken (Fussulet-33 Rad-36) bu daveti ancak kendilerini Allah’a (cc) ulaştıracak bir misyonun temsilcileri olduğu yalanı yayarak, açık ya da üstü örtülü kendilerine davet ederler. Bu daveti de kurdukları tarikat, parti, vakıf ya da ait olduğu buna benzer tağuttan izin ve icazetli yapılarla gerçekleştirirler. Hatta bazıları da Allah’a (cc) davet ediyoruz kisvesi altında izin ve icazetli yapılarının reklamını yaparak bir bakıma yürürlükte ki şirk sistemiyle dirsek temasına geçerek kendilerini güçlendirdikleri gibi ve onları da güçlendirirler.
Vesvese nedir; Şüphe, kuruntu, tereddüt ve aslı olmayan ihtimallerle insanın kalbine ona hissettirmeden peş peşe kötü düşünce sokmaktır. “Zelzele” kelimesinde bir tekrar olduğu gibi, “vesvese” kelimesinde de yapılan fiilin sürekliliği ve tekrarı söz konusudur. Çünkü insanı bir kere kışkırtmak yeterli olmayabilir. Ona bir günah işletebilmek için onu tekrar tekrar kışkırtmak gerekir. İşte bu tahriklere vesvese, vesveseyi verene de vesvas denir.

Yüce Rabbimiz insanı yarattığı gibi ona yeryüzünde emir alması gereken merciinde kendisinin olduğunu belirtir. (Araf-54) Ancak Allah’ın (cc) yetkisi dâhilinde olan bu alana, şeytanında kışkırtması sonucu insan görünümlü şeytanlar göz dikerek, bu alanı işgal ederler ve insanların hayatına dair Allah’tan başka sanal kutsallar/vesveseler üretirler ve (vatan, bayrak, kişi vd) bu şeytani gerekçelerle kurallar koyarlar ve bu kurallara tapınmaları dayatılır.

Bu kuralları uygularken de kendilerini Firavun gibi İlah ve Rab ilan ederek (bunu sözel olarak ifade etmeseler dahi) bu kuralların değişmesini istemedikleri gibi değişmesi için teklif dahi verilemeyeceği hükmünü yani şeytani vesveselerini getirirler.
İşte bu ve buna benzer vesveselerle insanları yanıltmak ve dolayısıyla kendilerine ibadet ettirmek için şeytani manevralardandır. Bu manevralar, sağlıkta, ekonomide ve siyasette de kısaca da hayatın tüm alanlarında dini kullanarak kendini gösterir.
Sağlık alanında abartılı korkular üreterek, Rabbimizin bizim için temiz ve helal olarak belirlediği yiyecekler (Bakara-168) hakkında olmadık söylentiler (şu helal şu haram) ileri sürerek insanların kafasını karıştırarak vesvese verirler ve helal ve temiz yiyeceklere insan kimyasını bozan zehirler katarlar. İyi ve temiz yiyeceklerin genetiğini/kimyasını bozarak insanların neyi tüketip neyi tüketmemesi noktasında kendilerini Rab yerine koyarak vesveseler üretip kurallar koyarlar.

Ekonomik alanda da vesveseler üretir ve insanları fakirlikle (Bakara-268) ya da yarın ile korkuturlar. Denk bütçe yapma ve ona uyma yerine, bütçe harcamalarını disipline etmeyerek açık vererek onu çiğnerler. Açık vererek çiğnedikleri oran kadar mali enflasyon oluştuğundan insanların alın teriyle kazandıklarını, uydurdukları enflasyon oranında çalmış olurlar. Enflasyonun diğer yıkıcı bir sonucu da insanlar elindeki tasarrufları (birikimlerini kefen parası ve ya cenazemde kullanılsın diye biriktirdikleri) erimesin diye faiz denen (Bakara- 275-279) ve Müslümanın imanını sıfırlayan eyleme/zulme yönelirler. Bunun sonucu da bu gün olduğu gibi insanların birinin diğerine yardım etme duygusu körelir ve kardeşlik bağları da büyük ölçüde yara alır.

Siyasal alan da üretilen en sinsi vesvese ise İlahi mesajın yanında oldukları söylemlerine (bizde müslümanız ya) karşı ikiyüzlü (münafıkça) davranarak beşer kaynaklı sistemin/sistemlerin yanında yer almakla kalmaz, bu terör sisteminin yaşaması için insanları belirli aralıklarla yapılan seçimlere çağırılarak bu terör sisteminin devamını sağlayarak bunun yıkıcı etkisi altında bırakırlar. Bunun sonucunda da cahil bırakılarak aptallaştırılan insanlar da arı duru ve katışıksız (Zümer-2) olan İslam dinini net olarak benimsemeleri ve ona yönelmeleri engellenmiş olurlar.

Özetle; vesveseciler kendilerini Allah’ın (cc) yerine koyarak; O’ nun terbiye etme (Rab) yetkisini, en yüce otorite yetkisini, (İlah) ve yönetme yetkisini (Melik) çiğneyerek büyük bir zulmün temsilcileri olurlar. Buna karşı Müslüman, tevhidi (hanif) duruşu sergilemeli (O’na sığınarak) ve vesvesecilerin yapmış olduğu kokuşmuş propagandaya aldanmamalı ve terbiye edenin (Rab), en yüce otoritenin (İlah) ve yöneticisinin (Melik) yalnız Allah (cc) olduğunun bilincinde olarak, kendisine ikram edilen hayatını ölüm kendisine gelinceye kadar sürdürmelidir.

Karanlığa kızmak neden?
Eğer seviyorsan aydınlığı,
Bir ışıkta sen yakmalısın,
Canı gönülden.

Abdulkerim Uludoğan
16.04.2015 Ankara



Yazan: A.Kerim ULUDOĞAN Ekleme Tarihi: 2015-04-16 , Kategori: Makale

Bir Portre

Bir Ayet

“Onlar kendi canları çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler: «Biz sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O’nun azâbına uğramaktan) korkarız.» (derler). İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenâlığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.” (el-İnsân, 8-11)

Hikmetli Bir Söz

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.(Kırk Hadis)

Ne Okuyalım

f
Tüm hakları saklıdır © 2013
kerimuludogan@hotmail.com