Haftanın Gündemi

Kiminiz mezhep, parti dernek, kiminiz vakıf tarikat, Tevhidi parçaladınız, budur acı hakikat. Vaz geçin bu küfrünüzden, topluca sarılın Allah’a, Yeter artık yıkılsın, İslam’a kurduğunuz barikat. (A.K.U)

Ziyaretçi Defteri

Hayırlı olsun 10-08-2013
Yeni web siteniz hayırlı olsun. İyi çalışmalar
Tüm Notlar <-

Üye Girişi

  • Makale gönder
  • E-posta :
  • Şifre :
  •  

Arama

Editör Köşesi

Sosyal Medya

FİL SURESİ (KÖTÜ TUZAK SAHİBİNİ VURUR)

2062'kez görüntülendi
FİL SURESİ (KÖTÜ TUZAK SAHİBİNİ VURUR): Mekki Sureler içerisinde yer alan Fil Suresi, Kâfirun Suresinden sonra inzal edildiği bildirilmiş olup beş ayettir. Sure, ismini ilk ayette geçen “Fil” kelimesinden almıştır.

Kâfirun Suresinde; tevhidsiz İslam’ın İslam olmadığı ve bu nedenle her ne şartta kalınırsa kalınsın tevhid akidesini bozarak, münafık, fasık ve müşrik konumuna düşme pahasına küfürle uzlaşılamayacağı belirtilmiş ve bu eylemi gerçekleştirenlerin de İslamla olan bağı koparak kâfir olacağı ifade edilmişti. Bu surede ise kötü tuzak kurarak hile yapanların, kurmuş oldukları kötü tuzak veya hilenin İlahi makam tarafından kendi ayaklarına nasıl dolandırıldığı ve rezil rüsva edildiği açıklanmaktadır.

1- Görmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yaptı?
2- Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
3- Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi./Ya da üzerlerine sürü sürü uçarak gelen taşlar gönderdi.
4- Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıldı.
5-Ve onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı.


Hz. Muhammed’e (s) Nübüvvet görevi verilmeden evvel bir zamanda gerçekleşen Fil hadisesi herkesin malumudur. Kısaca değinmek gerekirse; Ebrehe ismiyle anılan sömürgeci hükümdarın, Kâbe’nin ticari rantını, kendi lehine çevirme planını gerçekleştirmek için fillerle desteklediği ordusuyla Kâbe’yi yıkma girişimi, Rabbimizin sert müdahalesiyle paramparça edilerek, Ebrehenin kurduğu tuzak kendi başına geçirilmiştir.

Ancak Ebrehe’nin hesaba katmadığı kesin bir gerçek vardı o da Mekke’nin ve dolayısıyla Kâbe’nin mimarı olan İbrahim’im (as) duasıyla (İbrahim-35) Allah (cc) tarafından koruma altına alındığı ve emin bir belde (Tin-3) haline getirilerek korunduğu ve yazın ve kışın yapılan seyahatlerin güvenli halde tutulduğu fermanını. (Kureyş-1-4)
Bu surede odaklanması gereken asıl şeyin “nasıl bela verildiği değil, niçin/neden bela verildiği” olmalıdır. Yoksa Yüce Rabbimizin arz ve sema ordularının (Fetih-7) sayısını ve özelliklerini ancak kendisi bilir. Dolayısıyla Ebrehe’nin o günün en etkili savaş aracı olarak kullanılan fillerle teçhiz edilmiş ordusuna kesilen cezayı, kuşların taşıdığı pişmiş taşlarla mı yoksa volkanik patlamayla savrulan taşlarla mı verildiğinin hiç mi hiç öneminin olmaması gerekir. Zira bu konuda tartışmaların da Müslüman’a bir yararı olmayacaktır.

Dünün emperyalist emellere sahip olan Ebrehe denen kâfirin, günümüz dünyasında ne de çok benzerleri bulunmaktadır. Sömürgeciler ve onların yerli işbirlikçi kuklalarının desteğiyle İslam coğrafyasında yaptıkları katliamların sebeplerinden en önemlisinin Ebrehe gibi bu coğrafyanın zenginlikleri için olduğunu bilmeyen yoktur. Ne yazıktır ki bu günün Ebreheleri dünün Ebrehesinden daha namerttir. Zira en azından dünün Ebrehesi bu günküler gibi sinsi ve kardeşi kardeşe düşman ederek sömürü çarklarını döndürmeye çalışmamıştı.

O zaman can alıcı soru şu; peki, bu gün Allah’ın (cc) yardımı İslam coğrafyasına dün Mekke’ye geldiği gibi neden gelmiyor. İşte asıl irdelenmesi ve kafa yorulması gereken konu bu olmalıdır.

Allah’ın (cc) yardımının gelmemesi aslında bu gün Müslümanın diyenler için bir rahmettir. Düşünün bir kez, Allah (cc) kendi dinini yaşatacak ve ayakta tutacak kimsenin olmadığı Mekke’ye saldırı yapacak olan Ebreheye engel oluyor ve Ebrehenin ordusunu insan kaynaklı olmayan ordusuyla yok ediyor. Çünkü Allah’ın (cc) dinini yaşatacak ve zalimlere engel olacak insan kaynaklı

Müslümanlar yoktu, olsa bile belki de birkaç etkisiz kişiden ibaretti.Şu an bir buçuk milyar Müslüman’ın olduğu dünyada bu işi üslenecek, yani din, yalnız Allah (cc) için oluncaya kadar ve ancak peygamberi metotla (sünnet) mücadele edecek erlerin kurani hareket ederek bir araya gelip ayrıntıya takılmadan bütünleşmeleriyle mümkün olacaktır. İşte bu nedenle Allah’ın (cc) bu görevi yapacaklara bir araya gelmeleri için mühlet vererek zulmü ve sömürüyü yok edecek erlerin ortaya çıkarak bu göreve talip olmalarını beklemektedir. Yoksa Allah (cc) bu hareketi yapacak insan kaynaklı olmayan diğer ordularıyla gerçekleştirir ve bu göreve yanaşmayanlar da o beladan nasibini alır. (Enfal-25) Bu nedenle bu onurlu ve mübarek görevi Müslümanlar üslenmelidir ki Allah’ın (cc) insan kaynaklı olmayan ordularının görevini, Allah, (cc) Müslümanlara vererek O’nun rahmetine ve rızasına kavuşmuş olsun.

Özetle insanlara kötü tuzaklar kurarak onların elindeki ekmeğini almaya çalışanların er geç bu zulümlerinin bedelini ödeyeceklerinden kuşku yoktur.

“Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azab var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun” (İbrahim-46)

Kurma tuzak, yapma hile,
Döner sana, olur çile,
Filden ordun, olsa bile,
Küçük taşa, yenilirsin.

Yenilirsin, yenilirsin,
Hakk, yenilmez, yenilirsin.

Kıta geçip, dağlar aşsan,
Uçak yapıp, bomba atsan,
Tankı, topu, buna katsan,
Bir virüse yenilirsin.

Yenilirsin, yenilirsin

Hakk, yenilmez, yenilirsin.

Abdulkerim Uludoğan
25.01.2015 Ankara


Yazan: A.Kerim ULUDOĞAN Ekleme Tarihi: 2015-01-25 , Kategori: Makale

Bir Portre

Bir Ayet

Kitaptan sana vahyolunanı oku, salatı da eda et Çünkü salat(islami değerler) insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. Ankebût Sûresi 45

Hikmetli Bir Söz

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ 1- Bu kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafındandır. 2- Emin ol, biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız kendisine halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et. 3- İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. (Zümer 1-3)

Ne Okuyalım

f
Tüm hakları saklıdır © 2013
kerimuludogan@hotmail.com