Haftanın Gündemi

Kiminiz mezhep, parti dernek, kiminiz vakıf tarikat, Tevhidi parçaladınız, budur acı hakikat. Vaz geçin bu küfrünüzden, topluca sarılın Allah’a, Yeter artık yıkılsın, İslam’a kurduğunuz barikat. (A.K.U)

Ziyaretçi Defteri

Hayırlı olsun 10-08-2013
Yeni web siteniz hayırlı olsun. İyi çalışmalar
Tüm Notlar <-

Üye Girişi

  • Makale gönder
  • E-posta :
  • Şifre :
  •  

Arama

Editör Köşesi

Sosyal Medya

KİMSE KUSURA BAKMASIN

1388'kez görüntülendi

 KİMSE KUSURA BAKMASIN AMA  (İSTEYEN BAKABİLİR) LAİKLİK İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜN VE İNSANCA YAŞAMA ONURUNUN TEMİNATI DEĞİDİR. BİLAKİS…Laiklik, zinanın suç sayılmayarak aile ve toplumsal yaşantının temeline dinamit konulduğu, devlet eliyle ( milli piyango, şans oyunları vs) insanların emeksizce kazanmaya ve zenginleşmeye sevk edildiği ve dolayısıyla kandırılıp aldatıldığı, Laiklik, öldürenin öldürdüğünün yanına kâr kaldığı. Laiklik, Allah’tan ( hâşâ) daha fazla merhamet sahibi olunduğu, fahşanın yani aşırılığın, münkerin yani kötülüklerin, bağyin yani azgınlığın hayat tarzı edildiği ve tüm ahlaksızlıkların, çalmaların, çırpmaların yalanın talanın iftiranın hayat bulduğu, laiklik, milyonlarca insanın asgari ücretlerle, açlık ve yoksulluk sınırı altındaki maaşlarla hayat sürdürüldüğü, toplumun yüzde sekseninin faizci tefecileri bankalara borçlandırıldığı, laiklik, kardeşliğin hakça paylaşımın adil bölüşümün olmadığı, laiklik, abdestli olsun abdestsiz olsun sermaye sahiplerinin elleri altındakileri ezdiği, laiklik tüketim çılgınlığının ve kapitalizmin tuzaklarının her yere kurulduğu, laiklik kısacası Allah'ı sadece vicdanlarda kabul edip orada görmek istediği, laiklik Allah'ın indirmiş olduğu vahyin devletin işlerine asla karıştırılmadığı batıl ve bir o kadarda şeytani bir sistemin adıdır. Laiklik yukarda belirttiklerimden dolayı insanın Allah’a karşı kendisini ilahlaştırmış olmasının adıdır. Onun direkleri de güya hümanizm, demokrasi cumhuriyet safsatasıdır. Zira cumhurun ekseriyeti yani çoğunluk aslında yazmış olduğum tüm bu olumsuzluklardan rahatsızdır ve bu durumları asla istemez.)  Şimdi sormak gerekir sizler bütün dinlere eşit mesafede iseniz ve yahut ta her inanca aynı mesafede duracak iseniz bir Yahudi’ye Yahudi şeriatine göre hüküm verebilecek misiniz? Yahut Müslüman’ım diyen birinin haksızca adam öldürmesi karşısında öldürülen tarafa kısas hakkı tanıyacak mısınız? Vs. Kaldı ki böyle bir duruma razı olmadığınız ve olmayacağınız gibi buna layık da değilsiniz ehilde değilsiniz. Şimdi bunları zaten yapmazsınız yapamazsınızda. Zira sizler Allah’tan daha fazla insan sever Allah’tan daha fazla merhametlisinizdir güya.

 Şimdi ey bu ülkede kendisini Elhamdülillah bizde Müslüman’ız diye tanımlayan iktidar ve muhalefet parti liderleri sizler Allah'ın şu ayetinden habersiz misiniz? Ki O sizi ve tüm insanlığı kendi ipine yani vahye çağırırken yani  (Kuran’a ki kendinden önce indirilmiş olanın bozulmamış halini de tasdik eder) sarılmayı tavsiye ederken  

"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız sakın ayrılığa düşmeyiniz, Allah'ın size bağışladığı nimeti hatırlayınız. Hani bir zamanlar düşman olduğunuz halde O, kalplerinizi uzlaştırdı da O'nun bu nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Hani siz bir ateş kuyusunun tam kenarındayken O sizi oraya düşmekten kurtardı. Allah size ayetlerini işte böyle açık açık anlatır ki, doğru yolu bulasınız"  (Ali İmran 103).

Yine Allah azze ve celle, Bakara 208. ayet “Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.” Derken ve “ Araf suresi 157. Ayette de bizimde Rabbimiz sizinde Rabbimiz olan Allah azze ve celle şöyle buyuruyorken. (Bu aynı zamanda tüm kitap ehlini de kapsar)

 “Onlar ki, o ümmî peygambere uyarlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları o peygambere uyup, onun izinden giderler ki, o, onlara iyiyi emreder ve onları kötülüklerden alıkoyar, temiz ve hoş şeyleri kendilerine helâl kılar, murdar ve kötü şeyleri de üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yükleri indirir, üzerlerindeki bağları ve zincirleri kırar atar, işte o vakit ona iman eden, ona kuvvetle saygı gösteren, ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler var ya, işte asıl murada eren kurtulmuşlar onlardır.”

 Sizler yalvar yakar laikliğe sarılın diyorsunuz. Hiç mi Allah'tan korkunuz yok? Neden İslam’ın Hz. Resulullah döneminde olduğu gibi tüm insanlığa hayat verdiğini asıl fikir düşünce ve inanç hürriyetini sağladığını söylemiyor ve hatta gizliyorsunuz? İnanç özgürlüğünün tek garantisi Kuran’dan neşet eden İslam’dır. İslam âleminin içinde bulunduğu cehalet durumu elbet böyle kalmayacak... Bu cehaletten kaynaklanan tüm yanlışlar tüm sorunlar giderilecektir bir gün elbette. İnşaAllah bir gün tıpkı Hz. Resulullah'ın örnek toplumu ve devleti gibi bir toplum bir düzen kurulur. Ve tüm insanlık bu nura, bu sisteme koşar. Çünkü İslam egemense hayat var demektir. İslam egemense diriliş var demektir. İslam egemense selamet ve esenlik var demektir. İslam egemense hakça bölüşüm adil paylaşım var demektir. İslam egemense kula kulluk son bulmuş demektir. İslam egemense Tevhid ve Adalet var demektir. İslam egemense yoksulların mazlumların kimsesizlerin rahat yüzü görmesi sağlanıyor demektir. Sakın sizi şu an İslam âleminin içinde bulunduğu kaotik durum yanıltmasın. Bu kaotik durumun müsebbibi de batı ve BATI TAPARLAR'IN İslam âlemine soktuğu necis fikirler ideolojiler ve yaşam tarzlarıdır... İnşaAllah bir gün gelir Rahmanın vaat ettiği hakikat gerçekleşir ve "Yeryüzünde Muztazaflar iktidar olur. Tıpkı Hz. Yusuf döneminde olduğu gibi... İşte O vakit İslam’ın güneşi tüm insanlığı aydınlatır. İnanç ve fikir özgürlüğü işte o zaman tam anlamıyla görülür. İnanç özgürlüğü demek, ferdin ailenin ve toplumun ahlakını çökerten insanı insana kul köle eden, insanı birbirine kırdıran bir anlayış olmayacağı demektir. Fitne unsuru ne varsa onu İslam, izale edecektir. Çünkü fitne çıkarmak adam öldürmekten daha kötüdür. Ve bu günün batı zihniyeti, dün olduğu gibi fitnenin yeryüzünde yaygınlaşmasını sağlayan, ekini ve nesli yok etmenin baş aktörüdür... VESSELAM

Şinasi ULUDOĞAN

14.01.2015

TOKAT



Yazan: Şinasi ULUDOĞAN Ekleme Tarihi: 2015-01-17 , Kategori: Makale

Bir Portre

Bir Ayet

“Onlar kendi canları çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler: «Biz sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O’nun azâbına uğramaktan) korkarız.» (derler). İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenâlığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.” (el-İnsân, 8-11)

Hikmetli Bir Söz

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ 1- Bu kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafındandır. 2- Emin ol, biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız kendisine halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et. 3- İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. (Zümer 1-3)

Ne Okuyalım

f
Tüm hakları saklıdır © 2013
kerimuludogan@hotmail.com