Haftanın Gündemi

Ziyaretçi Defteri

Hayırlı olsun 10-08-2013
Yeni web siteniz hayırlı olsun. İyi çalışmalar
Tüm Notlar <-

Üye Girişi

  • Makale gönder
  • E-posta :
  • Şifre :
  •  

Arama

Editör Köşesi

Sosyal Medya

İNŞİRAH (ŞERH) SURESİ

2009'kez görüntülendi

İNŞİRAH (ŞERH) SURESİ: Mekki Sureler içerisinde yer alan İnşirah (Şerh) Suresi, Duha (Aydınlık) Suresinden sonra inzal edildiği bildirilmiş olup sekiz ayettir. İnşirah; göğüste ki içsel problemlerin vahyin tedavi etme özelliğinin yansımasıyla (Rad-28) yok olup yerini sükûnete/huzura bırakması anlamına gelir.

“Onlar, iman etmiş ve kalpleri Allah zikriyle (vahiyle) yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalpler ancak Allah'ın zikriyle yatışır”

Duha suresinde; peygamberimizin yetim ve fakir olmasından öte, geçmişte imandan ve kitaptan habersiz yaşamının, (Şura-52) peygamberlikle memur edildikten sonrası ki imani ve kitabi yaşamı arasına terazi konulduğu dile getirilmişti. Şu an mevcut durumunun geçmişiyle kıyaslanmayacak kadar değerli olduğu hatırlatılmış ve taşıdığı vahyi sorumluluğun ağırlığı,  kendisinin psikolojisini iyiden iyiye etkileyerek göğsünü daralttığını, (Hicr-97) ancak bu ağır ve onurlu yükün, göğsünde meydana getirdiği daralmayı, Rabbimizin engin merhametinin ulaşmasıyla (Yunus-57) yerini sükûnete bıraktığı ifade edilmişti.

1- 6) Biz senin için göğsünü ferahlatmadık mı? Senden yükünü indirmedik mi? O senin sırtını ezen yükü. Senin zikrini yüceltmedik mi? Demek ki, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.

Birçok surede olduğu gibi İnşirah suresinin anlaşılması noktasında da geleneksel kültürden yansıyan yanlış değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu değerlendirmelerden en çarpıcı olanlarından birisi ise hadis kisvesi altında peygamberimizin çocukken göğsüne, cerrahi melekler tarafından operasyon düzenlendiği ve göğsünün fiziksel olarak açılarak, kalbinin yıkandığı yalanıdır.

Çocuk yaşlarda olan birisinin cezai ehliyeti olmamakla birlikte kalbinin kirlenmiş olduğu düşünülemez. Kaldı ki o yaşlarda ki bir çocuğun eylemleri, cezai müeyyide dışındadır yani kirlenmiş olması söz konusu değildir. Sözde bu operasyon, vahye hazırlık için yapıldı şeklinde ki gerekçe de hayal ürününden başka bir şey değildir. Zira her insan gibi bir beşer olan (Kehf-110) peygamberimize yapılan! bu sözde operasyon, her iman edecek insana yapılması gerekir ki vahyi algılamada bir engel teşkil etmesin.

Bu gibi çok çirkin anlayışların, şeytani bir amacı olduğu apaçık ortadadır. Çünkü bu ve buna benzer anlayışlar, vahyin insanlara net bir şekilde ulaşmasına engel teşkil etmekte ve vahyi ancak; “benim tabi olduğum âlim/efendi hazretleri/üstadım/şeyhim/hocam anlar, halk anlayamaz” denerek, cahil bırakılmış insanlardan nüfuz ve maddi çıkar elde etmek için yapıldığı gün gibi aşikârdır.

Her insanın ve dolayısıyla ülkemiz insanın kimyasıyla/doğasıyla mükemmelce uyumlu bir sistem olan ve içsel sorunları tedavi etme (Yunus-57, Rad 28) özelliği de bulunan İslam’dan uzaklaşıp, hurafelerden medet umar hale gelmesi, çeşitli psikolojik problemleri ortaya çıkarmıştır. Psikolojisi bozulan insanlar da her geçen gün artarak devam eden antideprasan (bir doktorun dediği gibi modern muska)  ilaçlarla çare aramaya yönelmiştir. Antideprsan ilaçları da çare göremeyen insanlar da çareyi çeşitli alkol veuyuşturucularla gidermeye çalışmışlar ancak bağımlılık yapan bu maddeler de çözüm olmadığı gibi hayatları feci şekilde söndürmekten başka bir işe yaramamıştır. 

O halde, psikolojik sorunlarla göğsü daralan peygamberimizin yaptığı gibi vahye sımsıkı sarılmakla/zikretmekle (Rad-28) yani Allah (cc) ile olan kulluk bağını koparmamakla aştığı gibi insanlar da bu içsel problemleri aşması için âlemlere rahmet olarak görevlendirilen peygamberimizin yaptığı gibi vahye sımsıkı sarılarak ve Allah (cc) ile kulluk bağını koparmamakla giderebilirler. Yani Yaratana, yaratılanın kulluğunun tevhidi manada sürekliliğiyle, Yaratanın çizdiği vahyi rotada sürdürmesiyle bağ kopmayacak ve yaratılanın içsel çalkantılarını giderecektir, aksi halde bağ kopacak ve içsel sorunlar artarak devam edecektir.

Kalpler den geçeni ancak en ince noktasına kadar şüphesiz Allah (cc) bilebilir. Öyleyse kalpleri yaratan ve onu en iyi bilen (Kaf-16) Allah’tan (cc) yardım talep etmek, herhalde en mükemmel olan yoldur.

“Şayet kullarım, sana benden soracak olurlarsa, gerçekten ben onlara çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasını kabul ederim. O halde onlar da benim davetime uysunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki, doğru yolda gidebilsinler.”( Bakara 186)

Nasıl ki acılar/sıkıntılar/ağır yükler paylaşılırsa azalır ve mutluluklarda paylaşıldığında çoğalırsa, vahyin Müslüman da yaptığı ağırlık da diğer Müslümanlarca paylaşılırsa yükün ağırlığı da paylaşımın fazlalaşmasıyla azalacaktır. Yani her Müslüman gücü ölçüsünce bu ağır yükün bir kenarından tutarsa doğal olarak yükte hafifleyecek ve taşıyanları rahatlatacaktır. Tıpkı sahabenin, peygamberimize Rabbimizin de emri ile verdikleri salavat=destek gibi. (Ahzap-36 ,Tevbe-40)

“Demek ki, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.”

Her gecenin bir sabahı, her yokuşun bir inişi olduğu gibi her zorluğun sonunda da bir kolaylık olduğu vurgulanarak, sabır ve sebatla geri adım atmadan mücadeleye devam edilmesi gerektiği bildirilmektedir. Başa gelen zorlukların, ila nihayet bir ömre sahip olmadığı ve var olan zorluğun er geç yok olacağı müjdesi (Bakara-214) verilerek bu zorluğun sonunda da o zorluğu unutturacak kolaylıklar yaratılacağı bildirilmektedir.

Aşağıdaki çizelgede Duha suresinde de verilen süreç tekrar verilmiştir.

LEYL

FECR

DUHA

İNŞİRAH (ŞERH)

ASR

GECE

ALACA KARANLIK

AYDINLIK

MORAL/MOTİVASYON

METODOLOJİ

 



7-8) O halde, ancak Rabbine yönelerek çalışmana boşluk bırakmadan devam et.

Çalışmaların durma eğilimine girmesi, zaman içerisinde yerinde saymaya neden olacak ve bunun sonucunda da çalışmalar gerilemeyi getireceğinden, hareketin devamının sağlanması gerekir. Duha suresinde de ifade edildiği gibi hareket olan yerde bereket olacağı vurgulanmış ve bisiklet örneği verilmişti. Bisikletten düşmemek için pedalın sürekli çevrilerek hareketin sürekliliğinin sağlanması gerektiği aksi halde bisikletten düşüleceği dile getirilmişti.

Yukarıda ki bisiklet örneğinde olduğu gibi “Âlemlerin Rabbine yönelmede ve davet çalışmalarında ara verilmeden devam edilmesi” gerektiği önerilmektedir ki hareket inkıtaya/kesintiye uğramadan devam etsin.

 

Abdulkerim Uludoğan

04.07.2014 Ankara



Yazan: A.Kerim ULUDOĞAN Ekleme Tarihi: 2014-07-05 , Kategori: Makale

Bir Portre

Bir Ayet

“Onlar kendi canları çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler: «Biz sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O’nun azâbına uğramaktan) korkarız.» (derler). İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenâlığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.” (el-İnsân, 8-11)

Hikmetli Bir Söz

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ 1- Bu kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafındandır. 2- Emin ol, biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız kendisine halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et. 3- İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. (Zümer 1-3)

Ne Okuyalım

f
Tüm hakları saklıdır © 2013
kerimuludogan@hotmail.com