Haftanın Gündemi

Kiminiz mezhep, parti dernek, kiminiz vakıf tarikat, Tevhidi parçaladınız, budur acı hakikat. Vaz geçin bu küfrünüzden, topluca sarılın Allah’a, Yeter artık yıkılsın, İslam’a kurduğunuz barikat. (A.K.U)

Ziyaretçi Defteri

Hayırlı olsun 10-08-2013
Yeni web siteniz hayırlı olsun. İyi çalışmalar
Tüm Notlar <-

Üye Girişi

  • Makale gönder
  • E-posta :
  • Şifre :
  •  

Arama

Editör Köşesi

Sosyal Medya

BİR MAYIS DEĞERLENDİRMESİ

1837'kez görüntülendi

BİR MAYIS DEĞERLENDİRMESİ : Evet, İki gün önce 1Mayısta farklı düşünce sahibi olmalarına rağmen bir takım guruplar, emek için, adalet için, barış ve özgürlük için yürüdü.

Bizler de Rabbimiz olan Allah azze ve cellenin  bin beş yüz  yıl önce vermiş olduğu kimliğimizle yani Müslüman kimliğimizle Tevhid ve Adalete olan bağlılığımızla meydanlara çıktık.  Hiç bir demokratik laik bir partinin kuyruğuna takılmadık takılmıyoruz da ." FAKKU RAGABE"  çağdaş Kölelere özgürlük çağdaş köleliğe son diye haykırdık. Sermaye büyüyor işçiler ölüyor, sermaye sahipleri palazlanıyor küçük ve orta ölçekli esnaf kardeşlerimiz yok oluyor diye bağırdık. Düşmanımın düşmanı benim dostumdur diyerek hareket etmedik. Hükümete ve sisteme olan muhalefetimiz Tevhid ve Adalet ekseninden asla şaşmadı. Sırf muhalif olsun diye yapılan güzel ve doğru şeyleri örtbas da etmedik.  Hükümete karşı şu an ki demokratik sistemin partilerinin yapmış olduğu gibi hükümet her ne yaparsa yapsın her ne söylerse söylesin yanlıştır şeklindeki hastalıklı bir muhalefette bulunmadık. İnsanlarımızın hiç birinin yaptığı işinden, düşüncesinden yaşam tarzından dolayı hakarete ve zulme uğramasını işkenceye ve ölüme sürüklenmesini asla istemedik. Sivaslarda yananlara üzülüp te baş bağlarda katledilen insanların çığlıklarına da sessiz kalanlar hatta bıyık altından oh olsun işte diyenlerden de asla ve kata olmadık olmayacağız da. Şeyh Saidlerin İskilipli Atıf hocaların idamına nasıl karşı isek Seyyid Rızalarında, Dersim'lilerinden katledilmesini asla unutmadık asla mazlumun ve mahrumun dinine inancına bakmadık. Tüm bunlara yapılanları insanlık dışı olarak gördük.

Bir Mayısta meydanlara Müslüman kimliğimizle çıkan bizler, ne sünni ne alevi, ne sağcı ne solcu ne komünist ne faşist, ne paralelci ne dikeyci ne demokrat ne de liberal ne abdestli kapitalist nede abdestsiz kapitalist olmadık olmayacağız da İslam’ın dışında her ne kadar beşeri ide ve ideoloji varsa zaten Rabbimizin emri gereği onlara karşı "anti" olmak durumundayız Dolayısıyla. Bizler Rabbimiz olan Allah azze ve cellenin verdiği isim ve kimlikle yani

 ( Fussilet Suresi 33.ayet ) İnsanları Allah'a çağıran, Salih ameller işleyen ve "Ben Müslümanlardanım " diyenden daha güzel sözlü kim olabilir? Bu kimliğimizle çıktık meydanlara

Öncelikle insanların tümünü yaratılışta kardeşimiz olarak gördük ve görüyoruz. Hz. Ali'nin 'de söylediği gibi  "Söyleyene değil söylediğine bak"  düsturundan hareketle dünyanın neresinde olursa olsun her hangi bir insandan sadır olan doğruları,  Müslümanların yitirmiş ya da unutmuş veya unutturulmuş doğruları olarak kabul edip sahipleniyoruz. Sahabe Ebu Zer'lerin Yeşil Saraylı Muaviye'ye olan muhalefetini bizlerde bugünkü saray sahiplerine karşı sürdürmek istiyoruz.

Aynı inanca sahip olduklarımızla anlaşamadığımız konuları Allah ve Resulüne götürmeyi ve çıkacak sonuca rıza göstermenin gerekliliğini vurguluyoruz. Farklı inançta olan insanları yani gayri Müslimleri yaratılıştaki fıtri doğrular üzerinde bir olmaya davet ediyoruz. Gayri Müslümlerin Ehlikitap olanlarını aramızdaki ortak kelimede birlikte davranmaya çağırıyoruz.

( ÂLİ-İMRAN suresi,64.ayet ) "Deki; `Ey kitap ehli, sizinle aramızda ortak olan şu söze geliniz: Sırf Allah'ın kulluk edelim, hiçbir şeyi O'na ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp birbirimizi ilâh edinmeyelim.'

Hakkı batılla bulayanlardan asla olmadık. İslam’ın ne önüne nede ardına beşerin üretimi olan bir takım kavram ve sloganları yelleştirmedik.

(  Bakara suresi 41.42. Ayetler ) “Elinizdeki doğru bilgileri, Tevrat’taki doğru bilgileri tasdik edici olarak indirdiğime, Kur’ân’a iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki, örneği, önderi siz olmayın. Ayetlerimi, servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değişmeyin. Bana, yalnız bana sığının, benim emirlerime yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz.”

Müslümanım diyenlerin nerde olduğu değil nerde ne zaman ne yaptığı önemlidir ilkesinin göz ardı edilmemesini tüm insanlığın kurtuluşu için vahyin mesajını her uygun ortamı değerlendirerek duyurmak zorunluluğumuz olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Camilerden Cem evlerinden dernekler ve vakıflardan sivil toplum kuruluşlarından birlikte çıkan insanların kiminin lüks ve son model otomobil ve ciplere binip giderken birlikte oturup birlikte saf tuttukları kimilerinin asgari ücretle zar zor geçinmelerinin muhasebesinin Müslümanım ve veya öncelikle ben bir insanım diyen herkes tarafından sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz.

Mahpus damlarında adaletsizliğe uğramışlıklarından dolayı müebbet hapis yatanların ve suçsuz olan her bir insanın acilen tahliyesini arzu ediyoruz.

Ülkemizde bir takım haklı ve ya haksız gerekçelerle, ne Berklerin ölümüne ne polislerin ölümüne ne gizemlerim nede her hangi bir insanın ölümüne asla müsamaha göstermiyoruz.

Allah azze ve celle'nin bizler için uygun gördüğü yaşam tarzı olan vahyin ve onu en güzel şekilde yaşayıp hayatına sünnet edinen Hz. Muhammedin yolunun en geçerli yol olduğuna iman ediyor ve tüm insanlığı buna davet ediyoruz.

Devletin insandan kutsal olmadığını "insanı yüceltmenin devleti yüceltmek" olduğunu hatırlatıyoruz. Devletin vatandaşıyla asla (velev ki marjinal ve yanlış düşüncede de olsa ) zıtlaşmamasını,  polis devlet görüntüsünden sıyrılmasını, vatandaşlarında aklıselime yakın davranmasını her kesim için yararlı görüyoruz.

Gelir dağılımında ve sosyal yaşamın her alanında İslam'ın emrettiği ölçülerde adaletin tesisi için mücadelenin tüm insanlar için farz olduğuna iman ediyor bunun için gayret gösteriyoruz.

Herkes için adalet herkes için özgürlük düsturumuzu asla yitirmedik. Hakça bölüşüm ve adil paylaşım sağlanıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz velev ki bizim ömürlerimiz buna kifayet etmese de

En üst baştaki yöneticilerden en alttakilere kadar her makam ve mevki sahiplerine, elleri altında yüzbinlerce işçi çalıştıranlardan bir tek işçi çalıştıranlara kadar her mal ve mülk sahiplerine çağrımız şudur ki Ey yöneticiler eğer Müslüman olduğunuzu iddia ediyorsanız Hz Muhammed gibi yöneticiler olunuz. Eğer Müslüman olduğunuzu iddia ediyorsanız ellerinizin altında bulundurduklarınızla şu ayetin gereğini yapınız.

(Nahl Suresi71. ayet) Allah rızık alanında bir bölümünüzü diğerlerinizden üstün kıldı. Üstün konumdakiler rızıklarını, buyrukları altındaki yoksullarla paylaşmıyorlar ki, herkes eşit geçim düzeyine kavuşsun. Acaba Allah'ın nimetlerini inkâr mı ediyorsunuz?"

Evet, Bir mayısların önemini anlamayanlar yani özelliklede kamuda işçi ve memur olarak çalışan kesimler bir mayısın tarihçesine bir göz atsınlar lütfen.

Bir mayısın tarihçesindeki şu pasaja dikkatlerinizi çekiyoruz.

..."Dört yiğit işçi önderi Albert PERSONS, Adolph FISCHER, George ENGEL ve August SPIES, 1 Mayıs 1886 yılında 8 saatlik iş günü mücadelesinde önderlik yaptıkları için idam edildi. Albert PERSONS isimli işçi, özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine, mahkeme heyetinin karşısında tarihe geçecek sözlerini söyledi: "Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu. Eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım..."

 

Sonuç olarak diyoruz ki Ey Müslümanım diyen insanlar, siz ümmeti olmakla övündüğünüz Hz Muhammedin 23 yılda Mekke'de, Yesrib'te  ve çevre şehirlerde kulun kula kulluğuna karşı nasıl bir mücadele verdiğini hiç mi bilmezsiniz?

Allah'ın selamı, rahmeti ,bereketi tüm Müslümanların tüm mazlum ve mahrumların üzerine olsun. Allah azze ve celle biz Müslümanlara ve biz insanlara Hz. İbrahim gibi, Hz Şuayb gibi Hz Musa gibi Hz İsa gibi  ve Hz. Muhammed gibi tüm zulme ve adaletsizliklere karşı vermiş oldukları mücadeleyi örnek lamayı nasip etsin.

Vesselam

Şinasi ULUDOĞAN

03.05.2014



Yazan: Şinasi ULUDOĞAN Ekleme Tarihi: 2014-05-06 , Kategori: Makale

Bir Portre

Bir Ayet

“Onlar kendi canları çektiği hâlde, yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler: «Biz sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimizden (O’nun azâbına uğramaktan) korkarız.» (derler). İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenâlığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.” (el-İnsân, 8-11)

Hikmetli Bir Söz

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.(Kırk Hadis)

Ne Okuyalım

f
Tüm hakları saklıdır © 2013
kerimuludogan@hotmail.com